Tüketici İhtiyaç Kredisinden Doğan Uyuşmazlıklar Tüketici Mahkemesinde Görülür
Bir hukukî işlemin 4077 Sayılı Kanun kapsamında kaldığının kabul edilmesi için taraflardan birinin tüketici olması gerekir. Dosya kapsamından; davacı vekilinin, davalı banka ile müvekkili arasında imzalanan bir kredi sözleşmesi bulunmadığı, kredi sözleşmesi altındaki imzanın sahte olduğunu ileri sürerek, davalı banka tarafından kredinin ödenmediği gerekçesiyle müvekkili hakkında yapılan icra takibi sebebiyle davacının borcu bulunmadığın tespiti istemiyle dava açtığı, sahte olduğu ileri sürülse de dosyaya sunulan tüketici ihtiyaç kredisine dair sözleşmenin, 4077 Sayılı Kanun kapsamında kaldığı anlaşılmaktadır.
Talep tarihinde yürürlükte bulunan 4077 Sayılı Kanun’un 23. maddesi bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, tüketici mahkemesinde görülmesi gerekmektedir (Yargıtay 20. Hukuk Dairesi – Karar: 2016/6883).
