Özel Hastane Yerine Doktora Dava Açılması ve Husumet
Davacı, davalı doktorun tedavideki kusur ve ihmalleri nedeni ile uğradığını ileri sürdüğü maddi zararlarının tahsili amacıyla eldeki davayı açmıştır. Davacının davalı tarafından ameliyat edildiği ve davalınında davacı adına düzenlenen tedavi giderlerine ilişkin faturada adı yazılı dava dışı …. Sağlık Hizmetleri ve Tic. A.Ş.’nin yönetim kurulu başkanı olduğu hususunda taraflar arasında herhangi bir ihtilaf bulunmayıp bu husus mahkemeninde kabulündedir.
Davalı doktor olup dava dışı şirkete ait hastanede çalışmaktadır. Özel hastane ve onun tarafından istihdam edilen doktorlar ile hasta arasındaki uyuşmazlıkların vekalet sözleşmesine ilişkin hukuksal düzenlemelere göre çözülmesi gerektiği konusunda, öğreti ve Yargıtay’ın istikrar kazanmış uygulaması arasında paralellik bulunmakladır.
Somut olayda, davacı ile davalı arasında vekil-müvekkil ilişkisi mevcut olup, davadaki talepler vekillerin vekalet görevini ifada özen borcuna aykırı davrandıkları iddiasına dayalı bulunmakla, uyuşmazlığa vekalet hükümleri uygulanmalı ve doğal olarak, uyuşmazlığın da bu çerçevede değerlendirilmesi gerekir. O halde mahkemece, işin esasına girilip taraf delilleri toplanarak sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken, yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde davalı doktora husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir (Yargıtay 13. Hukuk Dairesi – Karar : 2018/3765).
