Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan Davada Görevli Mahkeme
Uyuşmazlık, davalı tarafından davacıya satılan dairenin eksiksiz tesliminin yapılıp yapılmadığına ilişkindir. Somut olayda; davalının bilirkişi raporu sonrasındaki duruşmada “Doğal gazları, doğal gaz borularını, mutfak dolaplarını takmadım bunu kabul ediyorum” şeklinde beyanda bulunduğu, yine taraflar arasında yapılan sözleşmede dairenin eksiksiz halde teslim edileceğinin düzenlendiği dikkate alındığında davalının ticari amaçla hareket eden satıcı, müteahhit olduğu anlaşılmaktadır. Davacı bu hukuki işlem içerisinde tüketici konumunda olduğundan, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin tüketici işlemi olduğunun kabulü gerekir. Bu itibarla uyuşmazlığın Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevlidir. Bu durumda mahkemece, ayrı bir Tüketici mahkemesi bulunması halinde görevsizlik kararı verilmesi, müstakil Tüketici Mahkemesi bulunmaması halinde Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla davaya bakılması gerekirken genel mahkeme sıfatıyla bakılıp işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir (Yargıtay 13. Hukuk Dairesi – Karar: 2016/23433).
Dava konusu uyuşmazlık, BK’nin 355 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Mahkemece, davalının hastasının şikayetlerini gidermek üzere girişimde bulunduğunu iadesi istenen 3.000,00 TL’ye ilişkin tedavi ve imalatlar gerçekleştirildiğini, ortaya çıkan komplikasyonların giderilmeye çalışıldığı gerekçesiyle maddi tazminat, davalının eylemi ile davacının manevi acıları arasında illiyet bağı bulunmadığı gerekçesiyle de manevi tazminat isteminin reddine dair verilen karar davacının temyizi üzerine Dairemizce, onanmıştır. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 3. maddesine göre tüketici; ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, tüketici işlemi; mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder. 6502 sayılı Yasanın 73. maddesi bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Somut olayda, taraflar arasındaki hukuki ilişki eser sözleşmesinden kaynaklandığından uyuşmazlığın çözümünde Asliye Hukuk Mahkemesi değil, Tüketici Mahkemesi görevlidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. O halde, mahkemece, görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yargılama yapılarak karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, kararın bu gerekçelerle görev nedeniyle bozulması gerekirken dairemizce zuhulen onandığı anlaşıldığından Dairemizin onama kararının kaldırılarak, mahkeme bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir (Yargıtay 13. HD-Karar : 2020/1400).
