T.C.
Danıştay
15. Daire
Esas No:2015/5277
Karar No:2018/6090
K. Tarihi:
inin,
Davacı : Ankara Barosu Başkanlığı
Davalılar : 1- Başbakanlık
2- Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı
Müdahil (Davalılar Yanında) : T**** *** Reasürans ve Emeklilik Şirketleri Birliği
Davanın Özeti : 14.05.2015 tarih ve 29355 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’na ilişkin Tebliğ’in “A.1 Amaç” başlıklı maddesinin birinci fıkrasının, ikinci fıkrasının ikinci cümlesinin, “A.5 Kapsama Giren Teminat Türleri” başlıklı maddesinin (a) bendinin “değer kaybının tespiti bu genel şart ekinde yer alan esaslara göre belirlenir” şeklindeki son cümlesinin, (b) bendinin son cümlesinin, (c) bendinin birinci cümlesinde yer alan “bu genel şart ekinde yer alan esaslara göre belirlenecek teminattır” ibaresinin, (c) bendinin ikinci cümlesinin, (c) bendinin son cümlesinin, (ç) bendinin ilk cümlesinde yer alan “bu genel şart ekinde yer alan esaslara göre belirlenecek tazminattır” ibaresinin, “A.6 Teminat Dışında Kalan Haller” başlıklı maddesinin a, b, c, d, i, j, k, l, n, ve o bentlerinin, “B.2. Tazminat ve Giderlerin Ödenmesi” başlıklı maddesinin 2.1. fıkrasının “sigortacının kendisine iletilen belgelere haklı olarak itiraz etmesi veya kendisinin hak sahibinden yada başka bir kurumdan haklı olarak yeni bir belge talep etmesi halinde söz konusu süre yeni talep edilen sigortacının merkez veya şubelerinden birine iletilmesinden sonra başlar” şeklindeki ikinci cümlesinin, 2.4. fıkrasının “Sigortalı, sigortacının göstereceği avukata gereken vekaletnameyi vermek zorundadır.” şeklindeki ikinci cümlesinin, “B.4. Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması ve Sigortacının Sigortalıya Rücu Hakkı” başlıklı maddesinin (b) bendinde yer alan “veya trafik kurallarının ihlali” ibaresinin, (c) bendinde yer alan “belirtilen kişilerce alkollü içki alınmak suretiyle kullanılması sırasında meydana gelen zararlar” ibaresinin, “EK:1 Değer Kaybı Hesaplaması” bölümünün 1.Formül adı altında getirilen düzenlemenin (araçta yapılan işlemler, kaynaklı ana parçalarda değişim, kaynaklı ana parçalarda düzeltme, yukarıdaki listelerde yer almayan diğer parçalar, A-B-C boya uygulanan aksam), “2. Teminat Dışı kalan Haller” başlıklı kısmının 2., 4. ve 6. bentlerinin, EK:2 Destekten Yoksun Kalma Tazminatı Hesaplaması’nın 1., 3., 4., 5., 6., 7., 9., 10. fıkralarının, Ek:3 Sürekli Sakatlık Tazminatı Hesaplaması’nın 1., 3., 4., 5., 6., 7. ve 8. fıkralarının iptali ile “B.2. Tazminat ve Giderlerin Ödenmesi” başlıklı maddesinin 2.4 fıkrasının “Sigortalı, sigortacının göstereceği avukata gereken vekaletnameyi vermek zorundadır” şeklindeki ikinci cümlesinin, Y**** *** yapılması gereken işlemlerin tebliğ ile yapılması nedeniyle itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesi’ne başvurularak iptaline karar verilmesi istenilmektedir.
Savunmaların Özeti : Davalılardan Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı ve davalı yanında müdahil T**** *** Reasürans ve Emeklilik Şirketleri Birliği tarafından; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 93. maddesinde, zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları, teminat tutarları ile tarife ve talimatlarının Hazine Müsteşarlığının bağlı bulunduğu Bakanlıkça tespit edilerek Resmî Gazetede yayımlanacağı düzenlemesine yer verildiği, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 11. maddesinde de sigorta sözleşmelerinin ana muhtevasının, müsteşarlıkça onaylanan ve sigorta şirketlerince aynı şekilde uygulanacak olan genel şartlara uygun olarak düzenleneceği hükme bağlandığı, Kanunun verdiği yetki çerçevesinde düzenlenen dava konusu Tebliğ hükümlerinin hukuka uygun olduğu ileri sürülerek davanın reddinin gerekeceği savunulmuş olup, diğer davalı Başbakanlık tarafından savunma verilmemiştir.
Danıştay Tetkik Hakimi : G**** *** style=”font-weight:800″>BAHADIRDüşüncesi : 14.05.2015 tarih ve 29355 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’na ilişkin Tebliğ’in “A.1 Amaç” başlıklı maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesinde yer alan; “Bu Genel Şartlar ve …” ibaresinin, “B.2. Tazminat ve Giderlerin Ödenmesi” başlıklı maddesinin 2.4. fıkrasının ikinci cümlesinde yer alan; “Sigortalı, sigortacının göstereceği avukata gereken vekaletnameyi vermek zorundadır.” ibaresinin, “B.4 Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması ve Sigortacının Sigortalıya Rücu Hakkı” başlıklı maddesinin (b) bendinde yer alan; “veya trafik kurallarının ihlali sonucu meydana gelmişse” ibaresinin ve “Ek 1. Değer Kaybı Hesaplaması” bölümünün “2.Teminat Dışında Kalan Haller” başlıklı kısmının 2., 4. ve 6. bentlerinin iptaline, dava konusu edilen diğer maddeleri yönünden ise davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
Danıştay Savcısı : Demet ÜNALDüşüncesi : Dava; 14.05.2015 tarihli 29355 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan ve 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartların “A.1 Amaç” başlıklı maddesinin birinci fıkrasının, ikinci fıkrasının son cümlesinin, “A.5 Kapsama Giren Teminat Türleri” başlıklı maddesinin (a) fıkrasının “değer kaybının tespiti bu genel şart ekinde yer alan esaslara göre belirlenir” şeklindeki son cümlesinin, (b) fıkrasının son cümlesinin, (c) fıkrasının birinci cümlesinde yer alan “bu genel şart ekinde yer alan esaslara göre belirlenecek teminattır” ibaresinin, (c) fıkrasının ikinci cümlesinin, (c) fıkrasının son cümlesinin, (ç) fıkrasının ilk cümlesinde yer alan “bu genel şart ekinde yer alan esaslara göre belirlenecek tazminattır” ibaresinin, “A.6 Teminat Dışında Kalan Haller” başlıklı maddesinin a, b, c, d, i, j, k, l, n, ve o fıkralarının, “B.2. Tazminat ve Giderlerin Ödenmesi” başlıklı maddesinin 2.1. fıkrasının “sigortacının kendisine iletilen belgelere haklı olarak itiraz etmesi veya kendisinin hak sahibinden yada başka bir kurumdan haklı olarak yeni bir belge talep etmesi halinde söz konusu süre yeni talep edilen sigortacının merkez veya şubelerinden birine iletilmesinden sonra başlar” şeklindeki ikinci cümlesinin, 2.4. fıkrasının “Sigortalı, sigortacının göstereceği avukata gereken vekaletnameyi vermek zorundadır.” şeklindeki ikinci cümlesinin, “B.4. Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması ve Sigortacının Sigortalıya Rücu Hakkı” başlıklı maddesinin b fıkrasında yer alan “veya trafik kurallarının ihlali” ibaresinin, c fıkrasında yer alan “belirtilen kişilerce alkollü içki alınmak suretiyle kullanılması sırasında meydana gelen zararlar” ibaresinin, “EK:1” de yer alan “Değer Kaybı Hesaplaması,” bölümünün 1.Formül adı altında getirilen düzenlemenin (araçta yapılan işlemler, kaynaklı ana parçalarda değişim, kaynaklı ana parçalarda düzeltme, yukarıdaki listelerde yer almayan diğer parçalar, A-B-C boya uygulanan aksam), 2. Teminat Dışı kalan Haller başlıklı bölümünün 2., 4. ve 6. bentlerinin, EK:2 Destekten Yoksun Kalma Tazminatı Hesaplaması’nın 1., 3., 4., 5., 6., 7., 9., 10. fıkralarının, Ek:3 Sürekli Sakatlık Tazminatı Hesaplaması’nın 1., 3., 4., 5., 6., 7. ve 8. fıkralarının iptali ile “B.2. Tazminat ve Giderlerin Ödenmesi” başlıklı maddesinin 2.4 fıkrasının “Sigortalı, sigortacının göstereceği avukata gereken vekaletnameyi vermek zorundadır” şeklindeki ikinci cümlesinin, Y**** *** yapılması gereken işlemlerin tebliğ ile yapılması nedeniyle itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesi’ne başvurularak iptaline karar verilmesi istemiyle açılmıştır.Dava Konusu Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının “A.1. Amaç” başlıklı maddesinin; 2. fıkrasının son cümlesi; 02.02.2016 günlü Resmi Gazete’de yayımlanan değişiklikle” Bu Genel Şartlar ekleriyle bir bütündür. Sigorta teminat limitleri kaza tarihi itibarıyla uygulamaya esas alınır.” şeklinde değiştirildiğinden; yine anılan Şartın “B.4. Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması ve Sigortacının Sigortalıya Rücu Hakkı” başlıklı maddesinin (b) bendinde yer alan “veya trafik kurallarının ihlali” ibaresi 02.02.2016 tarihli ve 29612 Sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan değişiklikle “veya trafik kurallarının ağır kusur ile ihlali sonucunda meydana gelmiş ise” şeklinde değiştirildiği anlaşıldığından bu cümle ve ibareye yönelik karar verilmesine gerek görülmemiştir.Dava Konusu Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartların iptali istenilen diğer kısımlarına gelince;2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 93. maddesinde, zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları, teminat tutarları ile tarife ve talimatlarının Hazine Müsteşarlığının bağlı bulunduğu Bakanlıkça tespit edilerek Resmi Gazetede yayımlanacağı düzenlemesine yer verilmiş, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 11. maddesinde de sigorta sözleşmelerinin ana muhtevasının, müsteşarlıkça onaylanan ve sigorta şirketlerince aynı şekilde uygulanacak olan genel şartlara uygun olarak düzenleneceği hükme bağlanmıştır.Diğer yandan, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85. maddesinde; ” Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.” hükmü; 86. maddesinde ; “İşleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur. Sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilir.” hükmü; 90. Maddesinde; (Değişik:14/4/2016-6704/3 md.) “Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.” hükmü; 91. maddesinde; “İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.” hükmü; 92. maddesinde, ” Aşağıdaki hususlar, zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamı dışındadırlar. a) İşletenin; bu Kanun uyarınca eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilere karşı yöneltebileceği talepler, b) İşletenin; eşinin, usul ve füruunun, kendisine evlat edinme ilişkisi ile bağlı olanların ve birlikte yaşadığı kardeşlerinin mallarına gelen zararlar nedeniyle ileri sürebilecekleri talepler, c) İşletenin; bu Kanun uyarınca sorumlu tutulmadığı şeye gelen zararlara ilişkin talepler, d) Bu Kanunun 105 inci maddesinin üçüncü fıkrasına göre zorunlu mali sorumluluk sigortasının teminatı altında yapılacak motorlu araç yarışlarındaki veya yarış denemelerindeki kazalardan doğan talepler, e) Motorlu araçta taşınan eşyanın uğrayacağı zararlar, f) Manevi tazminata ilişkin talepler. g) (Ek: 14/4/2016-6704/4 md.) Hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen tazminat talepleri, h) (Ek: 14/4/2016-6704/4 md.) İlgililerin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan tazminat talepleri, i) (Ek: 14/4/2016-6704/4 md.) Bu Kanun çerçevesinde hazırlanan zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ve ekleri ile tanımlanan teminat içeriği dışında kalan talepler.” hükmü; 102. maddesinde; “Bir römorkun veya yarı römorkun veya çekilen bir aracın sebep olduğu zarardan dolayı, çekicinin işleteni, motorlu aracı işletenin sorumluluğuna ilişkin hükümlere göre sorumlu tutulur. Çekilen araçla ilgili olarak sorumluluk genel hükümlere tabidir. Çekicinin sorumluluk sigortası, çekiciyi işletenin, römorkun sebep olduğu zarardan dolayı sorumluluğunu da kapsar. İnsan taşımada kullanılan römorklar, römork için ek bir sorumluluk sigortası yaptırılarak tüm katarın en az zorunlu mali sorumluluk sigortası tutarlarının kapsamına girmesi sağlanmadıkça, trafiğe çıkarılamaz.” hükmü; 103. maddesinde; “Motorsuz taşıtlar ile motorlu bisiklet sürücülerinin hukuki sorumluluğu genel hükümlere tabidir.” hükmü; 104. maddesinde; “Motorlu araçlarla ilgili mesleki faaliyette bulunan teşebbüslerin sahibi, gözetim, onarım, bakım, alım – satım, araçta değişiklik yapılması amacı ile veya benzeri bir amaçla kendisine bırakılan bir motorlu aracın sebep olduğu zararlardan dolayı; işleten gibi sorumlu tutulur. Aracın işleteni ve araç için zorunlu mali sorumluluk sigortası yapan sigortacısı bu zararlardan sorumlu değildir. Yukarıda yazılı teşebbüs sahipleri kendilerine bırakılan motorlu araçların tümünü kapsamak üzere esasları Hazine Müsteşarlığının bağlı bulunduğu Bakanlıkça tespit edilecek bir zorunlu mali sorumluluk sigortası yaptırmaya ve denetimlerde bu sigortanın yapıldığını belgelemeye mecburdurlar. İşletenin sorumluluk sigortasına ilişkin hükümler, burada da uygulanır. Motorlu araçları mesleki veya ticari amaçlar için elinde bulunduran teşebbüs sahipleri bu araçların yönetmelikte gösterilecek biçimde bir defterini tutmakla yükümlüdürler. Bu madde hükümlerine uymayan teşebbüs sahipleri, 108 000 000 lira hafif para cezası ile cezalandırılırlar. İkinci fıkrada sözü edilen sigortayı yaptırmayan teşebbüs sahiplerinin bu işyerleri, mahallin en büyük mülki amirince 15 güne kadar faaliyetten men edilir.” hükmü; 107. maddesinde; “Bir motorlu aracı çalan veya gasbeden kimse işleten gibi sorumlu tutulur. Aracın çalınmış veya gasbedilmiş olduğunu bilen veya gereken özen gösterildiği takdirde öğrenebilecek durumda olan aracın sürücüsü de onunla birlikte müteselsilen sorumludur. İşleten, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerden birinin, aracın çalınmasında veya gasbedilmesinde kusurlu olmadığını ispat ederse, sorumlu tutulamaz. İşleten, sorumlu olduğu durumlarda diğer sorumlulara rücu edebilir.Aracın çalındığını veya gasbedildiğini bilerek binen yolculara karşı sorumluluk, genel hükümlere tabidir.” hükmü; 111. Maddesinde de ; “Bu Kanunla öngörülen hukuki sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmalar geçersizdir. Tazminat miktarlarına ilişkin olup da, yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten başlayarak iki yıl içinde iptal edilebilir.” hükmü yer almıştır.Davacının,”B.2. Tazminat ve Giderlerin Ödenmesi” başlıklı maddesinin 2.4. bendinin 2. cümlesinde yer alan “Sigortalı, sigortacının göstereceği avukata gereken vekaletnameyi vermek zorundadır.” ibaresine ilişkin iptal isteminin incelenmesi; Anayasa’nın 36. maddesinde, “Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.” hükmüne yer verilmiş, Avukatlık Kanunu’nun 35. maddesinde de, “Dava açmaya yeteneği olan herkes kendi davasına ait evrakı düzenleyebilir, davasını bizzat açabilir ve işini takip edebilir.” kuralı yer almış olup, anılan düzenlemelere göre, savunma hakkının kullanılabilmesi için avukatın yardımı şart değildir.Bununla birlikte, Avukatlık Kanunu’nun 35. ve 63. maddeleri uyarınca kişiler , savunma hakkının kullanımında bir başkasının yardımını istiyorsa baro levhasına kayıtlı ve işten yasaklanmamış bir avukatı serbestçe belirleme hakkına sahiptirler.Bu durumda, Anayasa hükümleri uyarınca sözleşme özgürlüğünün sınırlanabilmesinin ancak kanunla mümkün olabilmesi karşısında, anılan Genel Şartla yapılan iptali istenilen düzenlemeyle sözleşme özgürlüğüne sınırlama getirilmekte olup anılan düzenlemede hukuka uyarlık bulunmamaktadır.Dava Konusu Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartların “Ek 1. Değer Kaybı Hesaplaması”nın 2.Teminat Dışında Kalan Haller üst başlığının altındaki 2. 4. ve 6. bentleri yönünden;Dava konusu Genel şartların “A.3. Sigortanın Kapsamı” başlıklı maddesinde; “Sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde bu Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Sigortanın kapsamı üçüncü şahısların, sigortalının Karayolları Trafik Kanunu çerçevesindeki sorumluluk riski kapsamında, sigortalıdan talep edebilecekleri tazminat talepleri ile sınırlıdır.”, “A.5. Kapsama Giren Teminat Türleri” başlıklı maddesinin (a) bendinde de; “Maddi Zararlar Teminatı: Hak sahibinin bu genel şartta tanımlanan ve zarar gören araçta meydana gelen değer kaybı dahil doğrudan malları üzerindeki azalmadır. Sigortalının sorumlu olduğu araç kazalarında değer kaybı, talep edilmesi halinde ilgili branşta ruhsat sahibi sigorta eksperleri tarafından tespit edilir. Değer kaybının tespiti bu Genel Şart ekinde yer alan esaslara göre yapılır.” hükümlerine yer verilmiştir.Anılan Genel Şartların “EK:1″de yer alan “Değer Kaybı Hesaplaması” bölümünün “2. Teminat Dışı Kalan Haller” başlıklı kısmının 2. bendinde; ana iskelet ve şaside hasar olmaksızın, vidalı parçalarda yapılan onarım/değişim ile giderilebilen hususların, 4. bendinde; “Kaza tarihi ile ihbar tarihi arasında araç üzerinde mülkiyet değişikliği olan araçlar ile ilgili talepler”in değer kaybı teminatı kapsamı dışında olduğu düzenlenmiş. 6. bendinde ise;” kısa süreli kiralık araçlar, taksi, dolmuş, uzun süreli (bir yıl ve veya daha uzun) kiralık araçlarda eksper tarafından hesaplanan değer kaybının %50’si yani yarısı trafik sigortasından ödenmeyecektir,” düzenlemesine yer verilmiştir.
Anılan ek maddenin dava konusu hükümleriyle, Teminat dışında kalan hallerin 2918 sayılı Kanun’un ilgili maddelerinde ve Tebliğ’in “A.6. Maddesinde ayrıntılı şekilde düzenlenmesine rağmen değer kaybı hesaplaması başlığı altında ek sınırlayıcı düzenlemeler getirildiğinden dava konusu Genel şartın Ek 1, 2.Teminat Dışında Kalan Haller üst başlığının altındaki 2. , 4. ve 6. bentlerinde üst hukuk normlarına ve hukuka uyarlık görülmemiştir.Öte yandan, 14.05.2015 tarih ve 29355 sayılı ve Resmi Gazete’de yayımlanarak 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartların dava konusu diğer düzenlemelerinde dayanağı mevzuat hükümlerine ve hukuka aykırılık bulunmamaktadır.Açıklanan nedenlerle, 14.05.2015 tarih ve 29355 sayılı ve Resmi Gazete’de yayımlanarak 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartların “A.1. Amaç” başlıklı maddesinin; 2. fıkrasının son cümlesi ile “B.4. Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması ve Sigortacının Sigortalıya Rücu Hakkı” başlıklı maddesinin (b) bendinde yer alan “veya trafik kurallarının ihlali” ibaresi yönünden karar verilmesine yer olmadığına, anılan düzenlemenin “B.2. Tazminat ve Giderlerin Ödenmesi” başlıklı maddesinin 2.4. bendinin 2. cümlesinde yer alan “Sigortalı, sigortacının göstereceği avukata gereken vekaletnameyi vermek zorundadır.” ibaresine ilişkin kısmı ile “Ek 1. Değer Kaybı Hesaplaması”nın 2.Teminat Dışında Kalan Haller üst başlığının altındaki 2. 4. ve 6. bentlerine ilişkin kısmının iptaline, anılan Genel şartların dava konusu diğer madde ve ibarelerine ilişkin kısmı yönünden ise davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onbeşinci Dairesi’nce, duruşma için taraflara önceden bildirilen 27.06.2018 tarihinde davacı vekili Av. Zeynep B**** *** davalı Başbakanlığı temsilen Hukuk Müşaviri Sinan K**** *** davalı Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı’nı temsilen Hukuk Müşaviri I**** *** ve davalılar yanında müdahil T**** *** Reasürans ve Emeklilik Şirketleri Birliği vekili Av. Dr. O**** *** *** geldiği, Danıştay Savcısı’nın hazır olduğu görülmekle açık duruşmaya başlandı. Gelen taraflara usulüne uygun olarak söz verilerek dinlendikten ve Danıştay Savcısı’nın düşüncesi alındıktan sonra gelen taraflara son kez söz verilip, duruşma tamamlandı. Dava dosyası incelenerek işin gereği görüşüldü:
Dava, 14.05.2015 tarih ve 29355 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’na ilişkin Tebliğ’in “A.1 Amaç” başlıklı maddesinin birinci fıkrasının, ikinci fıkrasının ikinci cümlesinin, “A.5 Kapsama Giren Teminat Türleri” başlıklı maddesinin (a) bendinin “değer kaybının tespiti bu genel şart ekinde yer alan esaslara göre belirlenir” şeklindeki son cümlesinin, (b) bendinin son cümlesinin, (c) bendinin birinci cümlesinde yer alan “bu genel şart ekinde yer alan esaslara göre belirlenecek teminattır” ibaresinin, (c) bendinin ikinci cümlesinin, (c) bendinin son cümlesinin, (ç) bendinin ilk cümlesinde yer alan “bu genel şart ekinde yer alan esaslara göre belirlenecek tazminattır” ibaresinin, “A.6 Teminat Dışında Kalan Haller” başlıklı maddesinin a, b, c, d, i, j, k, l, n, ve o bentlerinin, “B.2. Tazminat ve Giderlerin Ödenmesi” başlıklı maddesinin 2.1. fıkrasının “sigortacının kendisine iletilen belgelere haklı olarak itiraz etmesi veya kendisinin hak sahibinden yada başka bir kurumdan haklı olarak yeni bir belge talep etmesi halinde söz konusu süre yeni talep edilen sigortacının merkez veya şubelerinden birine iletilmesinden sonra başlar” şeklindeki ikinci cümlesinin, 2.4. fıkrasının “Sigortalı, sigortacının göstereceği avukata gereken vekaletnameyi vermek zorundadır.” şeklindeki ikinci cümlesinin, “B.4. Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması ve Sigortacının Sigortalıya Rücu Hakkı” başlıklı maddesinin (b) bendinde yer alan “veya trafik kurallarının ihlali” ibaresinin, (c) bendinde yer alan “belirtilen kişilerce alkollü içki alınmak suretiyle kullanılması sırasında meydana gelen zararlar” ibaresinin, “EK:1 Değer Kaybı Hesaplaması” bölümünün 1.Formül adı altında getirilen düzenlemenin (araçta yapılan işlemler, kaynaklı ana parçalarda değişim, kaynaklı ana parçalarda düzeltme, yukarıdaki listelerde yer almayan diğer parçalar, A-B-C boya uygulanan aksam), “2. Teminat Dışı kalan Haller” başlıklı kısmının 2., 4. ve 6. bentlerinin, EK:2 Destekten Yoksun Kalma Tazminatı Hesaplaması’nın 1., 3., 4., 5., 6., 7., 9., 10. fıkralarının, Ek:3 Sürekli Sakatlık Tazminatı Hesaplaması’nın 1., 3., 4., 5., 6., 7. ve 8. fıkralarının iptali ile “B.2. Tazminat ve Giderlerin Ödenmesi” başlıklı maddesinin 2.4 fıkrasının “Sigortalı, sigortacının göstereceği avukata gereken vekaletnameyi vermek zorundadır” şeklindeki ikinci cümlesinin, Y**** *** yapılması gereken işlemlerin tebliğ ile yapılması nedeniyle itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesi’ne başvurularak iptaline karar verilmesi istemiyle açılmıştır.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 93. maddesinde, zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları, teminat tutarları ile tarife ve talimatlarının Hazine Müsteşarlığının bağlı bulunduğu Bakanlıkça tespit edilerek Resmi Gazetede yayımlanacağı düzenlemesine yer verilmiş, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 11. maddesinde de sigorta sözleşmelerinin ana muhtevasının, müsteşarlıkça onaylanan ve sigorta şirketlerince aynı şekilde uygulanacak olan genel şartlara uygun olarak düzenleneceği hükme bağlanmıştır.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun konuyla ilgili düzenlemeleri aşağıda yer aldığı gibidir. “İşleten ve araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibinin hukuki sorumluluğu” başlıklı 85. madde; ” Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.” “İşletenin veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibinin, sorumluluktan kurtulması veya sorumluluğun azaltılması” başlıklı 86. madde; “İşleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur. Sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilir.” “Maddi ve manevi tazminat” başlıklı 90. madde; “Maddi tazminatın biçimi ve kapsamı ile manevi tazminat konularında Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.” “Mali sorumluluk sigortası yaptırma zorunluluğu” başlıklı 91. madde; “İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.” “Zorunlu mali sorumluluk sigortası dışında kalan hususlar” başlıklı 92. madde; “Aşağıdaki hususlar, zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamı dışındadırlar. a) İşletenin; bu Kanun uyarınca eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilere karşı yöneltebileceği talepler,b) İşletenin; eşinin, usul ve füruunun, kendisine evlat edinme ilişkisi ile bağlı olanların ve birlikte yaşadığı kardeşlerinin mallarına gelen zararlar nedeniyle ileri sürebilecekleri talepler, c) İşletenin; bu Kanun uyarınca sorumlu tutulmadığı şeye gelen zararlara ilişkin talepler, d) Bu Kanunun 105 inci maddesinin üçüncü fıkrasına göre zorunlu mali sorumluluk sigortasının teminatı altında yapılacak motorlu araç yarışlarındaki veya yarış denemelerindeki kazalardan doğan talepler,e) Motorlu araçta taşınan eşyanın uğrayacağı zararlar,f) Manevi tazminata ilişkin talepler.” “Motorlu araç römorkları” başlıklı 102. madde; ” Bir römorkun veya yarı römorkun veya çekilen bir aracın sebep olduğu zarardan dolayı, çekicinin işleteni, motorlu aracı işletenin sorumluluğuna ilişkin hükümlere göre sorumlu tutulur. Çekilen araçla ilgili olarak sorumluluk genel hükümlere tabidir. Çekicinin sorumluluk sigortası, çekiciyi işletenin, römorkun sebep olduğu zarardan dolayı sorumluluğunu da kapsar. İnsan taşımada kullanılan römorklar, römork için ek bir sorumluluk sigortası yaptırılarak tüm katarın en az zorunlu mali sorumluluk sigortası tutarlarının kapsamına girmesi sağlanmadıkça, trafiğe çıkarılamaz.””Motorsuz taşıtlar ve motorlu bisiklet” başlıklı 103. madde; “Motorsuz taşıtlar ile motorlu bisiklet sürücülerinin hukuki sorumluluğu genel hükümlere tabidir.” “Motorlu araçlarla ilgili mesleki faaliyette bulunanlar” başlıklı 104. madde; ” Motorlu araçlarla ilgili mesleki faaliyette bulunan teşebbüslerin sahibi, gözetim, onarım, bakım, alım – satım, araçta değişiklik yapılması amacı ile veya benzeri bir amaçla kendisine bırakılan bir motorlu aracın sebep olduğu zararlardan dolayı; işleten gibi sorumlu tutulur. Aracın işleteni ve araç için zorunlu mali sorumluluk sigortası yapan sigortacısı bu zararlardan sorumlu değildir. Yukarıda yazılı teşebbüs sahipleri kendilerine bırakılan motorlu araçların tümünü kapsamak üzere esasları Hazine Müsteşarlığının bağlı bulunduğu Bakanlıkça tespit edilecek bir zorunlu mali sorumluluk sigortası yaptırmaya ve denetimlerde bu sigortanın yapıldığını belgelemeye mecburdurlar.İşletenin sorumluluk sigortasına ilişkin hükümler, burada da uygulanır. Motorlu araçları mesleki veya ticari amaçlar için elinde bulunduran teşebbüs sahipleri bu araçların yönetmelikte gösterilecek biçimde bir defterini tutmakla yükümlüdürler. Bu madde hükümlerine uymayan teşebbüs sahipleri, 108 000 000 lira hafif para cezası ile cezalandırılırlar. İkinci fıkrada sözü edilen sigortayı yaptırmayan teşebbüs sahiplerinin bu işyerleri, mahallin en büyük mülki amirince 15 güne kadar faaliyetten men edilir.” “Çalınan veya gasbedilen araçlarda sorumluluk” başlıklı 107. madde; “Bir motorlu aracı çalan veya gasbeden kimse işleten gibi sorumlu tutulur. Aracın çalınmış veya gasbedilmiş olduğunu bilen veya gereken özen gösterildiği takdirde öğrenebilecek durumda olan aracın sürücüsü de onunla birlikte müteselsilen sorumludur. İşleten, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerden birinin, aracın çalınmasında veya gasbedilmesinde kusurlu olmadığını ispat ederse, sorumlu tutulamaz. İşleten, sorumlu olduğu durumlarda diğer sorumlulara rücu edebilir.Aracın çalındığını veya gasbedildiğini bilerek binen yolculara karşı sorumluluk, genel hükümlere tabidir.” “Sorumluluğa ilişkin anlaşmalar” başlıklı 111. maddede ise; “Bu Kanunla öngörülen hukuki sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmalar geçersizdir. Tazminat miktarlarına ilişkin olup da, yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten başlayarak iki yıl içinde iptal edilebilir.” 26.04.2016 tarih ve 29695 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 6704 sayılı Kanun ile 2918 sayılı Kanun’un 90. maddesi, “Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.” şeklinde değiştirilmiş, 92. maddesindeki zorunlu mali sorumluluk sigortası dışında kalan hususlara, “g) Hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen tazminat talepleri, h) İlgililerin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan tazminat talepleri, i) Bu Kanun çerçevesinde hazırlanan zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ve ekleri ile tanımlanan teminat içeriği dışında kalan talepler.” şeklinde fıkraları eklenmiş, aynı Kanun’un 99. maddesinin birinci fıkrasında yer alan “kaza veya zarara ilişkin tespit tutanağını veya bilirkişi raporunu” ibaresi “zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarıyla belirlenen belgeleri” şeklinde değiştirilmiştir.Motorlu Taşıtlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasına İlişkin Avrupa Sözleşmesinin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair 4477 sayılı Kanunla taraf olduğumuz, Motorlu Taşıtlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasına İlişkin Avrupa Sözleşmesinin 1. maddesinde;”1. Âkit Tarafların her biri, işbu sözleşmenin kendisi bakımından yürürlüğe girdiği tarihten itibaren en geç altı ay içinde, kendi toprakları üzerinde herhangi bir motorlu taşıtın zarar verdiği kimselerin haklarının, işbu sözleşmenin ek hükümlerine (Ek:1) uygun zorunlu bir sigorta sisteminin kurulması yoluyla teminat altına alınmasını taahhüt eder. 2. Bununla birlikte, her Âkit Taraf, zarar gören kişiler lehine teminatı artırıcı hükümler kabuletme hakkını saklı tutar.” düzenlemesine;2. maddesinde ise, 1. Kendisi tarafından tehlikesiz sayılan bazı motorlu taşıtları zorunlu sigortadan muaf tutma; 2. Millî veya yabancı kamu mercilerine veya hükümetlerarası kuruluşlara ait motorlu taşıtları zorunlu sigortadan muaf tutma; 3. Sigortanın yapılabileceği asgarî tutarı belirleme; hakkını saklı tutar. Bu son halde, ek hükümlerin uygulanması bu suretle belirlenmiş tutarlarla kısıtlanabilecektir. ” hükmüne yer verilmiştir.Yine sözleşmenin 5. maddesinde; ”Bir motorlu taşıtın neden olduğu zararın tazmini zorunlu trafik sigortasıyla birlikte sosyal güvenlik mevzuatını da ilgilendiriyor ise, zarar gören kişinin hakları ve bu iki sisteme ilişkin düzenlemeler yerel yasalar çerçevesinde kararlaştırılacaktır.” 6. maddesinde; ”1. Her Âkit Taraf yerel yasaları, ek hükümlerin dördüncü maddesinin ikinci paragrafında belirtilen normal sigortanın dışında tutma olanağını tanıyorsa, kendi topraklarında hız, mukavemet veya maharet yarış veya yarışmaları düzenlenmesini idarî izne tabi tutmayı taahhüt eder. Bu izin ancak, ek hükümlerle uyumlu özel bir sigortanın, yarışma düzenleyen kişi ve kuruluşların bu hükümlerin üçüncü maddesinde belirtilen malî sorumluluklarını teminat altına alması halinde geçerlidir.2. Bununla birlikte, geçen paragrafta belirtilen yarış veya yarışmalara katılan araçlarda bulunanların zararlarının tazmini bu sigortanın dışında tutulabilir.”9. maddesinde ise; ”1. Her Âkit Taraf, sigorta zorunluluğuna uyulmadığı veya sorumlunun saptanamadığı veya ek hükümlerin üçüncü maddesinin birinci paragrafının ilk cümlesinde öngörülen muafiyet hallerinde meydana gelen zararla ilgili malî sorumluluk nedeniyle zarar gören kişilere tazminat verilebilmesi için bir garanti fonu kurmayı veya eşdeğerde düzenlemeler yapmayı taahhüt eder. Tazminat hakkının tanınma şartlarını ve kapsamını ilgili Âkit Taraf tayin eder.2. Her Âkit Tarafın yurttaşları, bir önceki paragrafta öngörülmüş hakkı bir başka Âkit ülkede o devletin yurttaşları ile aynı ölçüde ileri sürme hakkına sahip olacaklardır. ”Sözleşmenin 10. maddesinde; ”1. Âkit Taraflar, yerel yasalarında, motorlu taşıtın sigorta ettirilmesinden kimlerin sorumlu olduğunu tespit etmeyi ve bu konuda tüm uygun önlemleri almayı taahhüt ederler. Âkit Taraflar, gerektiğinde ve ek hükümlerden doğan vecibelere uyulmasını sağlamak amacıyla bu önlemleri cezai ve idari yaptırımlara bağlayabilirler. 2. Âkit Taraflar, ek hükümlerin uygulanmasını sağlamak amacıyla, sigortacılara ve gerektiğinde Garanti Fonu ve Büroya ilişkin onaylama, onayın son bulması veya geri alınması hususları ile bu kuruluşların denetimi konusunda yerel mevzuatlarında gerekli hükümlere yer vermeyi taahhüt ederler.” hükümleri yer almaktadır.Dava konusu Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’na ilişkin Tebliğ’in “A.1 Amaç” başlıklı maddesinin birinci fıkrası ve ikinci fıkrasının ikinci cümlesi yönünden; Tebliğin “A.1 Amaç” başlıklı maddesinin birinci fıkrasında; “Bu Genel Şartların amacı, 13/10/1983 tarihli ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu uyarınca motorlu araç işletenlerine yüklenen hukuki sorumluluk için düzenlenen Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasına yönelik ilgililerinin hak ve yükümlülüklerine ilişkin usul ve esasların düzenlenmesidir.” ikinci fıkrasında ise; ““Bu Genel Şartlar ekleriyle bir bütündür. Bu Genel Şartlar ve sigorta teminat limitleri kaza tarihi itibariyle uygulamaya esas alınır” hükümlerine yer verilmiştir. Hukuki güvenlik ile belirlilik ilkeleri, hukuk devletinin ön koşullarındandır. Kişilerin hukuki güvenliğini sağlamayı amaçlayan hukuki güvenlik ilkesi, hukuk normlarının öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde Devlete güven duyabilmesini, Devletin de yasal düzenlemelerinde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılar. Belirlilik ilkesi ise yasal düzenlemelerin hem kişiler hem de idare yönünden herhangi bir duraksamaya ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır ve uygulanabilir olmasını, ayrıca kamu otoritelerinin keyfi uygulamalarına karşı koruyucu önlem içermesini ifade etmektedir. Dava konusu Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına İlişkin Tebliğ’in yürürlüğe girdiği 01/06/2015 tarihinden önce düzenlenen poliçeler için de hüküm ifade etmesi anlamına gelen “A.1. Amaç” başlıklı maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesinde yer alan “Bu Genel Şartlar ve …” ibaresi yukarıda ifade edilen hukuki güvenlik ve belirlilik ilkelerine aykırılık teşkil etmektedir. Maddenin diğer kısımlarında ise hukuka aykırılık görülmemiştir.
Dava konusu Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’na ilişkin Tebliğ’in “B.2. Tazminat ve Giderlerin Ödenmesi” başlıklı maddesinin 2.4. fıkrasının; “Sigortalı, sigortacının göstereceği avukata gereken vekaletnameyi vermek zorundadır.” şeklindeki ikinci cümlesi yönünden; Dava konusu Tebliğ’in “B.2. Tazminat ve Giderlerin Ödenmesi” başlıklı maddesinin 2.4. fıkrasında; “Dava açılması halinde, sigortalının ihbarı ile sigortacı takip ve idare etmek üzere davaya her aşamada dahil olur. Sigortalı, sigortacının göstereceği avukata gereken vekâletnameyi vermek zorundadır. Sigortacı karşı taraf lehine hükmedilen dava masrafları ile mahkemece hükmedilen karşı taraf avukatlık ücretlerini ödemekle yükümlüdür. Şu kadar ki, hükmolunan tazminat sigorta bedelini geçerse, sigortacı bu masrafları sigorta bedelinin tazminata oranı dahilinde öder.” hükmüne yer verilmiştir. Mevzuatımızdaki düzenlemelere göre, savunma hakkının kullanılabilmesi için avukatın yardımı şart değildir. Nitekim, Anayasa’nın 36. maddesinde, “Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.” hükmüne yer verilmiş, Avukatlık Kanunu’nun 35. maddesinde de, “Dava açmaya yeteneği olan herkes kendi davasına ait evrakı düzenleyebilir, davasını bizzat açabilir ve işini takip edebilir.” denilmek suretiyle yukarıda değinilen hususa vurgu yapılmıştır. Bununla birlikte, Avukatlık Kanunu’nun 35. ve 63. maddeleri uyarınca birey, savunma hakkının kullanımında bir başkasının yardımını istiyorsa o kişinin baro levhasına kayıtlı ve işten yasaklanmamış bir avukat olması gerekmektedir. Savunma hakkının olmazsa olmazı ise Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddesinde de belirtildiği üzere bireyin avukatını serbestçe belirleme hakkıdır.Anayasanın “Çalışma ve sözleşme hürriyeti” başlıklı 48. maddesinin birinci fıkrasında, herkesin dilediği alanda sözleşme hürriyetine sahip olduğu, “Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması” başlıklı 13. maddesinde, temel hak ve hürriyetlerin, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabileceği, bu sınırlamaların, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamayacağı, 6098 sayılı Borçlar Kanunu’nun “Sözleşme özgürlüğü” başlıklı 26. maddesinde, tarafların, bir sözleşmenin içeriğini kanunda öngörülen sınırlar içinde özgürce belirleyebileceği, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun “Avukatlık sözleşmesinin kapsamı” başlıklı 163. maddesinin birinci fıkrasında ise Avukatlık sözleşmesinin serbestçe düzenleneceği hükümlerine yer verilmiş olup, sözleşme özgürlüğü uyarınca kişiler, hukuksal ilişkilerini özgür iradeleriyle ve sözleşmelerle düzenlemekte serbesttir. Bu durumda, Anayasa uyarınca sözleşme özgürlüğünün sınırlanabilmesinin ancak kanunla mümkün olabilmesi karşısında, anılan Tebliğ düzenlemesi ile sözleşme özgürlüğüne sınırlama getirilmesinin Anayasada güvence altına alınan sözleşme hürriyetine aykırı olduğu gibi, Yasadan kaynaklı bir hak olan bireyin avukatını serbestçe belirlemesi hakkının Tebliğ ile ortadan kaldırılması sonucunu doğuran düzenlemede hukuka uygunluk bulunmamaktadır.Dava konusu Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’na ilişkin Tebliğ’in “B.4 Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması ve Sigortacının Sigortalıya Rücu Hakkı” başlıklı maddesinin (b) bendinde yer alan; “veya trafik kurallarının ihlali sonucu meydana gelmişse” ibaresi yönünden; Tebliğin “B.4. Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması ve Sigortacının Sigortalıya Rücu Hakkı” başlıklı maddesinde; “Sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez.Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigortalıya rücu edebilir.Sigortalıya başlıca şu nedenlerle rücu edilir:a) Tazminatı gerektiren olay, sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kasti bir hareketi veya ağır kusuru sonucunda meydana gelmiş ise,b) Tazminatı gerektiren olay, aracın ilgili mevzuat hükümlerine göre gereken ehliyetnameye sahip olmayan veya geçerliliğini yitirmiş sürücü sertifikasına sahip ya da ehliyetine geçici/sürekli el konulmuş kimseler tarafından sevk edilmesi veya trafik kurallarının ihlali sonucunda meydana gelmiş ise,……” düzenlemesine yer verilmiştir. Sigortalıya rücu nedenlerini düzenleyen maddenin (a) bendinde sorumluluk için “kasıt veya ağır kusurun bulunması” şart koşulmuş iken (b) bendinde bu ayrımın yapılmadığı görülmektedir. “Trafik kurallarının ihlali” kasıt veya ağır kusur ile gerçekleşebileceği gibi, hafif kusur, kusursuz olma ve hatta meşru müdafaa halinde dahi gerçekleşebilecektir.Önceki tebliğlerde ve kanunda yer almayan dava konusu edilen ibare nedeniyle 3. kişinin zararlarını güvence altına almak için prim ödeyen sigortalının bir de trafik kuralının ihlalinden kaynaklı zararları ödemek zorunda kalacağı, her trafik ihlalinde sigortalının kusurlu olamayacağı ve dolayısıyla kendisine sigortacı tarafından rücu edilemeyeceği açıktır.Bu durumda; “veya trafik kurallarının ihlali sonucunda meydana gelmiş ise” ibaresinde ihlalin herhangi bir manevi unsuruna (kast, kusur, kusursuzluk) yer verilmemesi nedeniyle hukuka uyarlık görülmemiştir.Kaldı ki; 02.02.2016 tarihli ve 29612 Sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan değişiklikle dava konusu ibarenin “veya trafik kurallarının ağır kusur ile ihlali sonucunda meydana gelmiş ise” şeklinde değiştirildiği anlaşılmıştır.Dava Konusu Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’na ilişkin Tebliğ’in “Ek 1. Değer Kaybı Hesaplaması” bölümünün “2.Teminat Dışında Kalan Haller” başlıklı kısmının 2., 4. ve 6. bentleri yönünden; Dava konusu Tebliğ’in “A.3. Sigortanın Kapsamı” başlıklı maddesinde; “Sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde bu Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Sigortanın kapsamı üçüncü şahısların, sigortalının Karayolları Trafik Kanunu çerçevesindeki sorumluluk riski kapsamında, sigortalıdan talep edebilecekleri tazminat talepleri ile sınırlıdır.”, “A.5. Kapsama Giren Teminat Türleri” başlıklı maddesinin (a) bendinde de; “Maddi Zararlar Teminatı: Hak sahibinin bu genel şartta tanımlanan ve zarar gören araçta meydana gelen değer kaybı dahil doğrudan malları üzerindeki azalmadır. Sigortalının sorumlu olduğu araç kazalarında değer kaybı, talep edilmesi halinde ilgili branşta ruhsat sahibi sigorta eksperleri tarafından tespit edilir. Değer kaybının tespiti bu Genel Şart ekinde yer alan esaslara göre yapılır.” düzenlemesine yer verilmiştir.Tebliğin “EK:1″de yer alan “Değer Kaybı Hesaplaması” bölümünün “2. Teminat Dışı Kalan Haller” başlıklı kısmının 4. bendinde; “Kaza tarihi ile ihbar tarihi arasında araç üzerinde mülkiyet değişikliği olan araçlar ile ilgili talepler”in değer kaybı teminatı kapsamı dışında olduğu düzenlenmiştir.Sigortalı tarafından işletilen aracın başka bir araca zarar vermesi halinde, zarar gören araçta meydana gelen değer kaybı, Borçlar Kanununun haksız fiile ilişkin hükümleri çerçevesinde zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve her halde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yıl içinde talep edebilecektir.Bu durumda, sigortalının iradesine bağlı olmaksızın hasar gören aracın mülkiyetinin değişmesi durumunda, değer kaybının haksız fiile ilişkin hükümler çerçevesinde sigortalıdan istenmesi olanaklı olduğundan, dava konusu 4. bentte hukuka uyarlık bulunmamaktadır.Tebliğin 2. bendinde; ana iskelet ve şaside hasar olmaksızın, vidalı parçalarda yapılan onarım/değişim ile giderilebilen hususların, 6. bendinde ise; kısa süreli kiralık araçlar, taksi, dolmuş, uzun süreli (bir yıl ve veya daha uzun) kiralık araçlarda eksper tarafından hesaplanan değer kaybının %50’si yani yarısı trafik sigortasından ödenmeyecektir, düzenlemesine yer verilmiştir.Teminat dışında kalan hallerin 2918 sayılı Kanun’un ilgili maddelerinde ve Tebliğ’in “A.6. Teminat Dışında Kalan Haller” başlıklı maddesinde düzenlenmesine rağmen değer kaybı hesaplaması başlığı altında ek sınırlayıcı düzenlemelerin getirildiği görülmektedir. Kaldı ki 2. bentte yapılan tanımlamaların (vidalı parça, onarım/değişim) açık olmadığı ve 6. bentteki düzenlemenin de meydana gelecek zararın yarısının sigortalı tarafından ödenmesi sonucunu doğuracağı görüldüğünden ve bu durumun da gerçek zararın ödenmesi ilkesine aykırı olacağı anlaşıldığından dava konusu edilen 2. ve 6. bentte hukuka uyarlık görülmemiştir. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’na ilişkin Tebliğ’in dava konusu edilen diğer maddeleri yönünden; Yukarıda metnine yer verilen hükümler değerlendirildiğinde, karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarının düzenlenmesi konusunda Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı’nın yetkili olduğu açıktır.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91. maddesinde yer alan; “İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.” hükmü uyarınca karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortasında sigortacının sorumluluğu işletenin sorumluluğu ile aynı içeriğe sahiptir. Bu nedenle işletenin sorumluluğuna dahil olmayan bir zarar için zorunlu trafik sigortasının da teminat sunması beklenemez.6704 sayılı Kanun ile 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesinde yapılan değişiklikle zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatların bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabi olduğu, söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanacağı hükme bağlanarak zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatların hesaplanma usul ve esasları konusunda davalı idarenin yetkili olduğu belirtilmiş, 92. maddede yapılan değişiklikle de maddede sayılan sigorta kapsamı dışında sayılan hususlara ek olarak; hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen tazminat taleplerinin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan tazminat taleplerinin ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ve ekleri ile tanımlanan teminat içeriği dışında kalan taleplerin zorunlu mali sorumluluk sigortası dışında kaldığı vurgulanmıştır.Öte yandan, zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamında karşılanması gereken zararlar sigortalı tarafından ödenmesi gerekli sigorta primi tutarına doğrudan etki edeceğinden sigorta sisteminin taraflar üzerindeki yükünün makul seviyede tutulması ve objektif kurallara bağlanması zorunlu sigorta sisteminin sürdürülebilirliği ve uygulama birliği sağlanması açısından zorunludur.Bu durumda; dava konusu Tebliğin “A.5 Kapsama Giren Teminat Türleri” başlıklı maddesinin (a) bendinin “değer kaybının tespiti bu genel şart ekinde yer alan esaslara göre belirlenir” şeklindeki son cümlesinin, (b) bendinin son cümlesinin, (c) bendinin birinci cümlesinde yer alan “bu genel şart ekinde yer alan esaslara göre belirlenecek teminattır” ibaresinin, (c) bendinin ikinci cümlesinin, (c) bendinin son cümlesinin, (ç) bendinin ilk cümlesinde yer alan “bu genel şart ekinde yer alan esaslara göre belirlenecek tazminattır” ibaresinin, “A.6 Teminat Dışında Kalan Haller” başlıklı maddesinin a, b, c, d, i, j, k, l, n, ve o bentlerinin, “B.2. Tazminat ve Giderlerin Ödenmesi” başlıklı maddesinin 2.1. fıkrasının “sigortacının kendisine iletilen belgelere haklı olarak itiraz etmesi veya kendisinin hak sahibinden yada başka bir kurumdan haklı olarak yeni bir belge talep etmesi halinde söz konusu süre yeni talep edilen sigortacının merkez veya şubelerinden birine iletilmesinden sonra başlar” şeklindeki ikinci cümlesinin, “EK:1 Değer Kaybı Hesaplaması” bölümünün 1.Formül adı altında getirilen düzenlemenin (araçta yapılan işlemler, kaynaklı ana parçalarda değişim, kaynaklı ana parçalarda düzeltme, yukarıdaki listelerde yer almayan diğer parçalar, A-B-C boya uygulanan aksam), EK:2 Destekten Yoksun Kalma Tazminatı Hesaplaması’nın 1., 3., 4., 5., 6., 7., 9., 10. fıkralarının, Ek:3 Sürekli Sakatlık Tazminatı Hesaplaması’nın 1., 3., 4., 5., 6., 7. ve 8. fıkralarının; Kanunun verdiği yetkiye uygun olarak düzenlendiği, üst normlara ve hukuka aykırı olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.Açıklanan nedenlerle; 14.05.2015 tarih ve 29355 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’na ilişkin Tebliğ’in “A.1 Amaç” başlıklı maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesinde yer alan; “Bu Genel Şartlar ve …” ibaresinin, “B.2. Tazminat ve Giderlerin Ödenmesi” başlıklı maddesinin 2.4. fıkrasının ikinci cümlesinde yer alan; “Sigortalı, sigortacının göstereceği avukata gereken vekaletnameyi vermek zorundadır.” ibaresinin, “B.4 Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması ve Sigortacının Sigortalıya Rücu Hakkı” başlıklı maddesinin (b) bendinde yer alan; “veya trafik kurallarının ihlali sonucu meydana gelmişse” ibaresinin ve “Ek 1. Değer Kaybı Hesaplaması” bölümünün “2.Teminat Dışında Kalan Haller” başlıklı kısmının 2., 4. ve 6. bentlerinin İPTALİNE, “A.1 Amaç” başlıklı maddesinin birinci fıkrası, ikinci fıkrasının ikinci cümlesinin “Bu Genel Şartlar ve …” ibaresi dışında kalan kısmı, “A.5 Kapsama Giren Teminat Türleri” başlıklı maddesinin (a) bendinin “değer kaybının tespiti bu genel şart ekinde yer alan esaslara göre belirlenir” şeklindeki son cümlesi, (b) bendinin son cümlesi, (c) bendinin birinci cümlesinde yer alan “bu genel şart ekinde yer alan esaslara göre belirlenecek teminattır” ibaresi, (c) bendinin ikinci cümlesi, (c) bendinin son cümlesi, (ç) bendinin ilk cümlesinde yer alan “bu genel şart ekinde yer alan esaslara göre belirlenecek tazminattır” ibaresi, “A.6 Teminat Dışında Kalan Haller” başlıklı maddesinin a, b, c, d, i, j, k, l, n, ve o bentleri, “B.2. Tazminat ve Giderlerin Ödenmesi” başlıklı maddesinin 2.1. fıkrasının “sigortacının kendisine iletilen belgelere haklı olarak itiraz etmesi veya kendisinin hak sahibinden yada başka bir kurumdan haklı olarak yeni bir belge talep etmesi halinde söz konusu süre yeni talep edilen sigortacının merkez veya şubelerinden birine iletilmesinden sonra başlar” şeklindeki ikinci cümlesi, “EK:1 Değer Kaybı Hesaplaması” bölümünün 1.Formül adı altında getirilen düzenleme (araçta yapılan işlemler, kaynaklı ana parçalarda değişim, kaynaklı ana parçalarda düzeltme, yukarıdaki listelerde yer almayan diğer parçalar, A-B-C boya uygulanan aksam), EK:2 Destekten Yoksun Kalma Tazminatı Hesaplaması’nın 1., 3., 4., 5., 6., 7., 9., 10. fıkraları, Ek:3 Sürekli Sakatlık Tazminatı Hesaplaması’nın 1., 3., 4., 5., 6., 7. ve 8. fıkraları yönünden DAVANIN REDDİNE, aşağıda dökümü yapılan 534,60 TL yargılama giderinin haklılık oranı dikkate alınarak 267,30 TL’sinin davacı üzerinde bırakılmasına, 267,30 TL yargılama giderinin davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 3.300,00 TL duruşmalı vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere, 3.300,00TL duruşmalı vekâlet ücretinin de davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine, müdahil tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin istemi halinde davacıya ve müdahile iadesine, bu karara karşı tebliğ tarihini izleyen otuz (30) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’na temyiz yolu açık olmak üzere, 27/06/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.