T.C.

Yargıtay

8. Ceza Dairesi

2024/21044 E., 2024/7794 K.

“İçtihat Metni”

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2024/216 E., 2024/411 K.
SUÇ : İftira
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 25.12.2020 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında iftira suçundan cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.

2. Ankara 50. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.04.2021 tarihli kararı ile sanık hakkında iftira suçundan, 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna karar verilmiştir.

3. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Ceza Dairesinin, duruşma açılmaksızın, 16.05.2022 tarihli kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca hüküm bozularak sanık hakkında iftira suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

4.Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 21.12.2023 tarihli ilamıyla sanık hakkında verilen beraat kararının hatalı olup atılı suçun oluşacağı gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.

5.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Ceza Dairesinin duruşmalı yaptığı inceleme sonunda, 07.03.2024 tarih 2024/216 Esas, 2024/411 Karar sayılı kararı ile sanığın atılı suçtan 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafinin temyiz istemi özetle;

1.Sanığın Anayasal şikayet hakkını kullandığına,

2.Eksik inceleme yapıldığına,

3.Kesin ve somut delil bulunmadığına, ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay, sanığın husumetli olduğu abisi olan katılan hakkında Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi’ne (CİMER) dilekçe yazıp, “…… efendioğlu isimli avukat aracılığı ile o dönemki emniyet müdürlerinden … bozkurt aracılığı ile soruları temin ederek polis olmuştur…” şeklinde iddiada bulunması üzerine, katılan hakkında soruşturma yürütülerek silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, sanığın bu şekilde gerçek olmadığını bildiği halde, katılan hakkında soruşturma açılmasını sağlamak suretiyle atılı suçu işlediği iddiasına ilişkindir.

IV. GEREKÇE

1. İftira suçunun oluşabilmesi için; yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunarak işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat edilmesi gerekir.

2. Somut olayda, sanığın aralarında husumet bulunan abisi katılana yönelik olarak CİMER aracılığıyla katılanla ilgili yapmış olduğu “…… efendioğlu isimli avukat aracılığı ile o dönemki emniyet müdürlerinden … Bozkurt aracılığı ile soruları temin ederek polis olmuştur…” şeklindeki ihbarı neticesinde katılan hakkında ”Silahlı terör örgütüne üye olmak” suçundan soruşturma yapılarak kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği anlaşılmakla, sanığın, işlemediğini bildiği halde, katılan hakkında soruşturma başlatılmasını sağlamak için, anılan şekilde ihbarda bulunduğu anlaşıldığından, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık görülmemiştir.

3. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, sanık müdafinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Ceza Dairesinin, 07.03.2024 tarihli ve 2024/216 Esas, 2024/411 Karar sayılı kararında sanık müdafince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ankara 50. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Ceza Dairesine gönderilmek üzere gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.10.2024 tarihinde karar verildi.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir