Eser Sözleşmesinde Tüketici Mahkemesinin Görevli Olması Şartları
6502 Sayılı TKHK’nu ile eser sözleşmesinden kaynaklanan ihtilâflar da tüketici mahkemesinin görev alanına katılmış ise de; ilişkinin eser sözleşmesi olmasının yanında taraflardan birisinin tüketici olması gerektiği de tüketici mahkemelerinin görevli olmasının koşuludur.
Somut olayda taraflar arasında yazılı sözleşme bulunmamakla birlikte, eser sözleşmesi ilişkisinin davacıya ait 5 katlı binanın kalorifer tesisatının kurulması ve kazanın monte edilmesi için kurulduğu anlaşılmaktadır. Bu haliyle eserin 5 katlı bina ile ilgili olarak yapıldığı dikkate alındığında ve dosya kapsamındaki belge ve bilgilere göre davacı bu binadaki bazı daireleri kiraya vermek suretiyle gelir temin ettiğinden davacının ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden bir nihai tüketici olarak kabulü mümkün değildir. Bu kabule göre de tüketici mahkemesinin görevli olabilmesi için gerekli olan taraflardan birinin tüketici olması koşulu gerçekleşmemiştir.
Bu durumda mahkemece dava asliye hukuk mahkemesi sıfatıyla açıldığı, davaya bakmakta genel mahkeme olarak asliye hukuk mahkemesi görevli olduğu ve görev hususu kamu düzenine dair olup görevi gereği mahkemeler ve temyiz halinde Yargıtay’ca re’sen gözetilmesi gerektiğinden asliye hukuk mahkemesi sıfatıyla davanın yürütülmesi gerekirken tensip ara kararının 3. maddesiyle davaya tüketici mahkemesi sıfatı ile bakılmasına karar verilmesi doğru olmamış, bozulması uygun bulunmuştur (Yargıtay 15.Hukuk Dairesi – Karar: 2017/3611).
