Avukatlık Ücret Sözleşmesinden Kaynakalanan Davalar Asliye Hukuk Mahkemesinde Görülür

Dava; Avukatlık Ücret Sözleşmesi’nden kaynaklanan alacağın ödenmesi istemine ilişkindir. Ankara 2. Tüketici Mahkemesi’nce; 6502 sayılı Yasa’nın 3/1-1 maddesi uyarınca “vekalet” ilişkisi tüketici işlemleri arasında sayılmakla birlikte Avukatlık Ücret Sözleşmesi’nin kendine özgü niteliği ve bu itibarla da sözleşmenin taraflarının ‘tüketici’ kavramı içinde değerlendirilmesinin mümkün olmaması nedeniyle davaya bakma görevinin Asliye Hukuk Mahkemesine ait olduğundan bahisle: Ankara 20. Asliye Hukuk Mahkemesi ise söz konusu vekalet ilişkisinde davalı tarafın ticari veya mesleki amaç ile hareket etmediği, bu itibarla her iki tarafın da tüketici konumunda olduğundan yargılama görevinin 6502 sayılı Kanun’un 73. maddesi uyarınca Tüketici Mahkemelerine ait bulunduğundan bahisle, görevsizlik kararları verilmiş ve her iki hüküm de yargı yoluna başvurulmaksızın kesinleşmiştir. Yapılan incelemede, Avukatlık Ücret Sözleşmesi’nin Avukatlık Kanunu’nda özel olarak düzenlenmesi, aynı Yasa’da Avukatlık mesleğinin kamu görevi olarak vasıflandırılması ve ücret sözleşmesinin kendine özgü niteliği birlikte değerlendirildiğinde sözleşmenin taraflarının 6502 sayılı Yasa’da belirtilen ‘tüketici’ olarak kabulü mümkün değildir. Bu itibarla uyuşmazlığın Ankara 20. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiğinin kabulü ile aşağıdaki gibi karar verilmiştir (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi – KARAR NO:2016/15).

Uyuşmazlık, taraflar arasındaki avukatlık sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Mahkemece de belirtildiği üzere; avukatlık sözleşmesinde avukatın görevinin yargının kurucu unsuru olan ve bağımsız savunmayı temsil eden yargısal bir faaliyet olduğu, avukatın, mal ve hizmet piyasalarında faaliyet gösteren ve hizmet sunan “satıcı” , “sağlayıcı” , “girişimci” sıfatında bulunmadığı, yine sözleşmenin diğer tarafı olan “müvekkil”in, Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 3/1-k maddesindeki “tüketici” tanımına uymadığı, sözleşmenin bir “tüketici işlemi” olarak kabulünün mümkün olmadığı, Avukatlık Kanunu’nda düzenlenmiş olan avukatlık sözleşmesinin, Türk Borçlar Kanunu’nda düzenlenmiş olan vekalet sözleşmesinden farklı ve ayrı bir sözleşme türü olması ve bu sözleşmenin niteliği gereğince 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında bulunduğu kabul edilemeyeceğinden, mahkemece verilen görevsizlik kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalıların istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi – KARAR NO: 2017/993).